Türkiye'nin geçmişten günümüze proje arşivi.

İzmir'in Çeşme ilçesinde yer alan Mamurbaba Evi, 1.400 metrekarelik arsanın kuzeydoğu bölümünde, komşu yola paralel konumlanan birbirini kesen iki kütleden oluşuyor. Yaşam alanlarının üç kot boyunca sistemli biçimde düzenlendiği ev; 6 yatak odası, 6 banyo, 2 mutfak ve 2 oturma odasıyla toplam 500 metrekare. Tasarım, hem yaşam alanlarını kuzeydeki denize yöneltme hem de yoğun yapılaşmış bir çevrede mahremiyet duygusu sağlama ihtiyacına yanıt olarak gelişti. Biçimin evrimi, dikdörtgen bir kütlenin ilk yöneliminden türüyor; bu kütle önce yükseklikte ikiye katlanıyor, ardından alt kütle ikiye ayrılıyor ve uzun bölümün döndürülüp uzatılmasıyla bir teras alanı oluşuyor. Programın mekânsal kurgusu, bu yarı açık teras üzerinden dikkati zeytin ağaçlarına ve havuza yönlendirirken komşuluğa karşı mahremiyet sağlıyor. Betonarme ve çelik sistemlerin birlikte kullanıldığı hibrit taşıyıcı çözüm, üst katın bu geniş açıklığın üzerinde süzülüyormuş gibi görünmesine olanak tanıyor. Evde özel ve ortak yaşam alanları arasında net bir ayrım okunuyor. Ana yatak odaları birinci kotta, kuzeybatıdaki zeytin ağaçlarına ve denize bakacak biçimde görece tenha konumlanırken; ortak mekânlar dış teras, havuz ve bahçe çevresinde toplanıyor. Evin merkezinde oluşturulan boşluk, mutfakla doğrudan fiziksel ve görsel bağı olan ana yemek alanına dönüşüyor. Kesişim noktası olarak bu yemek alanı evin odağı hâline gelirken, iç–dış dengesini ve tüm açık–kapalı mekânların sürekliliğini de sağlıyor. Zemin katta cam cephelerin yoğun kullanımıyla elde edilen akışkanlık, iç ve dış mekân sınırlarını belirsizleştiriyor ve kullanıcıyı mekânlar arasında kendi temposunda dolaşmaya davet eden yarı açık bir plan şeması üretiyor. Mamurbaba Evi'nin yalın ve akıcı biçimi; detaya, malzemeye, renge ve dokuya gösterilen titiz ilginin sonucu. Siyah alüminyum düşey kayıtlar, beyaz sıvalı cephe ve düşey ahşap kaplama ile bahçedeki ve zeytin ağaçlarındaki sürekli değişen yeşil tonları arasındaki keskin karşıtlık, tasarımın bütününe verilen özeni öne çıkarıyor. Kuzeydoğu cephesindeki ahşap kaplama, merkezî açıklık ve yemek alanı çevresinde daha sıcak bir atmosfer kurarken; güneybatıdaki beyaz sıvalı cephe ve döşeme plakları üst ve alt kütleler arasında çarpıcı bir karşıtlık yaratıyor. Birinci katın servis koridoru boyunca uzanan şerit pencere, biçimin doğrusallığını vurgularken iç–dış algısıyla da oynuyor. Üç yatak odasından oluşan üst kat alt kata dik konumlanıyor; alt kattaki oturma odasının çatısında oluşturulan özel teras, etkileyici manzarasıyla ebeveyn yatak odasına ayrı bir genişlik duygusu kazandırıyor.