Türkiye'nin geçmişten günümüze proje arşivi.

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Markalar artık yalnızca ürettikleri araçlarla değil; mobilite etrafında inşa ettikleri teknolojiler, deneyimler ve topluluklarla tanımlanıyor. Renault İstanbul Deneyim Merkezi de bu dönüşümün bir sonucu olarak ortaya çıktı. Renault’nun dünya çapındaki amiral gemisi merkezlerinden biri ve markanın yeni nesil deneyim konseptinin Paris La Fayette’ten sonraki ikinci uygulaması olan proje; sıradan bir showroom olarak değil, inovasyon, teknoloji, iletişim ve insan etkileşiminin bir arada var olduğu kamusal bir platform olarak kurgulandı. Tasarım sürecine beş temel ilke yön verdi: Işık, Hareket, Sadelik, Modernite ve Renk. Bu değerler yalnızca görsel referanslar olarak kalmayıp mimari deneyimlere dönüştürüldü. Mekânın ana çıkış noktası ise hareket kavramı oldu. Mevcut geniş hacmi, hem günlük ziyaretçileri hem de büyük ölçekli etkinlikleri ağırlayabilecek dinamik bir ortama dönüştürmek amacıyla, havada süzülen bir peyzaj gibi heykelsi bir asma kat tasarlandı. Bu asma kat, taban alanını artırmaktan ziyade çoklu bakış açıları sunarak ziyaretçilerin lansmanları, sergileri ve etkinlikleri farklı açılardan deneyimlemesine olanak tanıyor. Asma katın, balkonların ve sirkülasyon hatlarının akıcı geometrisi hareket hissini güçlendirirken bina genelinde keşif duygusunu da teşvik ediyor.